Yaz dönemi iş tecrübesi ve müşterinin sözü Finistère’li okurun hafızasında yer etti
Finistère’den bir okur, gençlik yıllarında süpermarkette çalıştığı dönemde bir müşterinin kendisine söylediği sözleri ve verdiği yanıtı paylaştı. 8 Mayıs resmi tatilinde yaşanan olayda, bir...

Finistère’den bir okur, gençlik yıllarında süpermarkette çalıştığı dönemde bir müşterinin kendisine söylediği sözleri ve verdiği yanıtı paylaştı. 8 Mayıs resmi tatilinde yaşanan olayda, bir müşterinin genç çalışana yönelttiği eleştiri otuz yıl boyunca unutulmadı. Ouest-France gazetesinin okur mektupları serisi kapsamında aktarılan bu anı, tatil günlerinde çalışma koşullarını ve yaşanan diyalogları gözler önüne seriyor.
İnsanın davranış kalıplarını kalıcı olarak değiştiren bazı ifadeler vardır. Finistère’de yaşayan ve 8 Mayıs günü alışverişe gelen yaşlı bir müşterinin sarf ettiği sözleri hâlâ hafızasında taşıyan bu kadın okur için de durum tam olarak böyleydi. En çarpıcı yaz işleri serimiz kapsamında, bu anısını ve verdiği keskin yanıtı bizimle paylaşıyor.
Eğitimini yeni tamamladığını ve yaz mevsimi için memleketindeki bir büyük markette çalıştığını belirten okur, o günü şu sözlerle aktarıyor: “8 Mayıs’tı ve mesaim saat 10.00’da başlıyordu. Mağazaya varır varmaz alışveriş sepetlerinin önünden geçerken, ileri yaşlarda bir hanımefendi sıkışan arabası için benden yardım istedi.”
“Bir teşekkür bile etmedi”
Yardım talebine hemen yanıt veren çalışan, sepetin sıkışan parçasını kısa sürede kurtardığını belirtiyor. Ancak karşı tarafın tutumunu şu şekilde aktarıyor: “Mecburi müdahaleyi yaptım, ortada bir teşekkür bile yoktu; ancak hanımefendi bana şunu söyledi: ‘Sizin gibi genç bir kızın resmi tatil gününde alışverişe gelmesi çok yazık’.”
O an yaşadığı şoku ve gösterdiği tepkiyi ise şu ifadelerle anlatıyor: “O an için kelimenin tam anlamıyla dilsiz kaldım. Ardından kendisine, benim gibi genç bir kızın resmi tatil gününde çalışmasının sebebinin, kesinlikle emekli olan onun gibi bir kadının resmi tatil gününde alışverişe gelmesi olduğunu söyledim. Onu arabasıyla öylece ortada bırakıp işimin başına gittim.”
Yıllar süren boykot
Yaşanan gerginliğin ardından kasaya doğru yaklaşan müşteriyi gördüğünü belirten çalışan, göz göze geldiklerini ve müşterinin mağazanın diğer ucuna gittiğini ifade ediyor. Aradan otuz yıl geçmesine rağmen bu eleştiriyi asla unutmadığını vurgulayan okur, o günden sonra resmi tatil günlerinde hiçbir mağazaya adım atmadığını belirtiyor.
Gazetenin okur mektupları köşesi aracılığıyla benzer kişisel hikâyelerini veya sıra dışı anılarını paylaşmak isteyen okurlar, çevrim içi iletişim formu veya e-posta yoluyla, isim ve iletişim bilgilerini belirterek (anonim kalma talebini ekleyerek) deneyimlerini iletmeye devam edebiliyor.


No Comment! Be the first one.