Taşınmaz Satışlarında İadeli Taahhütlü Mektup Süreci ve Yasal Düzenlemeler
Fransa’da bir mülk sahibinin kiracısına gönderdiği iadeli taahhütlü mektubun teslim alınmaması durumunda ihbar süresinin nasıl işleyeceği ve sözleşmenin geçerliliği hukuki açıdan ele...

Fransa’da bir mülk sahibinin kiracısına gönderdiği iadeli taahhütlü mektubun teslim alınmaması durumunda ihbar süresinin nasıl işleyeceği ve sözleşmenin geçerliliği hukuki açıdan ele alınmaktadır. Dinan’da yaşayan bir ev sahibinin yaşadığı örnek üzerinden, Yargıtay kararları ve 6 Temmuz 1989 tarihli kanun çerçevesinde tebligat süreçlerinin hukuki sonuçları incelenmektedir. Alıcının mektubu teslim almaması halinde izlenebilecek yasal yollar ve adliye meslek personeli aracılığıyla yapılan işlemler detaylandırılmaktadır.
Bir konutu tahliye etmek veya kiraya verilen mülkü geri almak amacıyla kanun, fesih bildiriminin geçerli olması için bir ihbar süresi öngörür. Ancak bildirimin iadeli taahhütlü mektupla yapılması durumunda nasıl hareket edilmesi gerektiği merak konusudur.
Yasal Sürenin Başlangıcı ve Yargıtay Kararları
İadeli taahhütlü bir mektubun süre başlangıç tarihi alana göre değişiklik gösterir. Konut kiraları söz konusu olduğunda, 6 Temmuz 1989 tarihli Kanun’un 15. maddesinin I. fıkrasına göre süre, iadeli taahhütlü mektubun alındığı günden itibaren işlemeye başlar.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 13 Temmuz 2011 tarihli kararında, tebligatın, alıcının teslim alındığına dair imzasını içeren iade kartı ile bizzat yapılmış sayılacağı hatırlatılmaktadır. Daire, iadeli taahhütlü mektubun alıcısı tarafından teslim alınmaması durumunda hiçbir sürenin işlemeyeceğini ve verilen fesih bildiriminin hüküm ifade etmeyeceğini kabul etmektedir. Bu durum, fesih bildiriminin ister kiracı ister kiralayan tarafından başlatılmış olsun değişmemektedir; dolayısıyla kira sözleşmesi bir sonraki döneme kadar devam etmektedir.
Kötü Niyet İddiaları ve Hukuki Durum
Alıcının kötü niyetli görünmesinin bir önemi bulunmamaktadır. 2023 yılında Versailles Temyiz Mahkemesi, mektubu almak üzere PTT’ye gitmeyen bir kiralayanın bu şekilde ihbar süresini başlatmama yönünde tek taraflı bir hak oluşturabileceğine hükmetmişti. Bu pozisyon, 7 Mayıs 2025 tarihinde 6 Temmuz 1989 tarihli kanunu tereddütsüz bir şekilde hatırlatan Yargıtay tarafından bozulmuştur.
Alıcının Mektubu Hiç Almaması Durumunda Başvurulabilecek Yollar
Postanın ve dolayısıyla süre başlangıcının güvence altına alınması amacıyla birtakım avukatlar, eski adıyla adliye memuru veya icra memuru olan adalet komiserine başvurulmasını tavsiye etmektedir.
Bazı görevlerin tarifeleri kanunla belirlenmişken, bir ihbar süresinin kurulması adalet komiseri tarafından serbestçe belirlenmekte ve ek masraflara tabi olabilmektedir: Her bir tebliğ işlemi veya düzenlenen her tutanak için 11,28 € (KDV dahil) yol masrafı, yalnızca elektronik posta yoluyla yapılan her tebligat için ise 10,56 € (KDV dahil) ücret uygulanmaktadır.


No Comment! Be the first one.