Putin’in Beden Üzerinden Kurduğu İktidar ve Siyasetin Maskülenleşmesi
Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Enstitüsü (Iris) araştırmacısı ve jeopolitikçi Lukas Aubin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in cinsellik, toplumsal cinsiyet ve ebeveynlik alanlarındaki...

Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Enstitüsü (Iris) araştırmacısı ve jeopolitikçi Lukas Aubin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in cinsellik, toplumsal cinsiyet ve ebeveynlik alanlarındaki kısıtlamalarla beden kontrolünü bir iktidar aracına dönüştürdüğünü belirtti. Putin’in 2000 yılında iktidara gelmesinden bu yana medyadaki beden kurgusuyla uluslararası ilişkilerde güç unsurunu öne çıkardığını vurgulayan Aubin, Kremlin liderinin günümüzde diğer maskülenist liderler arasında bir öncü konumunda olduğunu ifade etti. Sovyetler Birliği’nin 1991’deki dağılmasının ardından yaşanan cinsellik serbestisinin 2012 sonrasında yerini gerici bir döneme ve eğitimde muhafazakâr bir karşı devrime bıraktığı kaydedildi.
Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Enstitüsü’nde (Iris) araştırmacı ve jeopolitikçi olan Lukas Aubin, Kremlin liderinin kendi bedenini ve Rus halkının bedenini bir iktidar enstrümanı haline getirdiğini ve uluslararası ilişkiler dahil her alanda “yalnızca gücün geçerli olduğu” fikrini aşıladığını analiz ediyor. Jeopolitikçiye göre, öncü konumdaki Vladimir Putin artık “diğerleri arasında maskülenist bir lider” durumunda.
Jeopolitikçi Lukas Aubin, “Vladimir Putin, 2000 yılında iktidara gelir gelmez bedenini medyada sahneye koydu” hatırlatmasında bulunuyor.
Politikada Maskülenizm ve Beden Kontrolü
Vladimir Putin politika alanında maskülenizmin bir öncüsü mü oldu? Kremlin lideri, Rusların cinsiyet, cinsellik ve ebeveynlik konularındaki özgürlüklerini kısıtlayarak beden kontrolünü son derece güçlü bir iktidar aracına dönüştürdü. Rusya jeopolitiği uzmanı ve Iris Araştırma Direktörü Lukas Aubin, Vladimir Putin’in başta Donald Trump olmak üzere günümüzde pek çok dünya liderinin kendisini içinde bulduğu bir “tepkisel enternasyonal”e ilham kaynağı olduğunu gözlemliyor. Aubin’in Rusya jeopolitiği, iktidar ve karşı kültürü konu alan eseri, 26 Ağustos 2026 tarihinde Textuel yayınevi tarafından okuyucuyla buluşacak.
Sovyet Sonrası Dönem ve Cinsellikte Liberalleşme
1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılması, cinselliğin serbestleşmesini hızlandırmıştı. Acaba bu dönem tamamen geride mi kaldı?
Oldukça net bir şekilde geride kaldı. Büyük şehirlerde, kamusal alanda görünür hale gelen LGBT+ ve feminist hareketlerin ortaya çıkmasıyla birlikte göreceli bir Batılılaşma süreci yaşanmıştı. Ancak 2012 yılında Vladimir Putin üçüncü kez yeniden seçildiğinde, dikey yapılanmayı ve Sovyetçilik biçimini temsil eden bu kişide kendini bulamayan liberalleşmiş Rus gençliğinin sert muhalefetiyle karşılaştı. Zamanla cinsiyet ve cinsellik konularında baskı artırıldı ve bugün gözlemlenen beden kontrolüne varan gerici bir döneme girildi.
Çocukluktan İtibaren Başlayan Endoktrinasyon
Okul, Rusya’da çoğunlukla rejim karşıtı veya en azından dünyaya açık, 1990’lardan itibaren yurt dışına seyahat edebilmiş öğretmenlerin yer aldığı oldukça liberal bir kaleydi. 2012 yılından itibaren rejim tarafından eğitimin bir tür gelenekselleştirilmesi hayata geçirildi. İktidar öğretmenlerin söylemlerini kontrol etmeye çalışmakta; normal olanın bir baba, bir anne, evlilik ve çocuklardan ibaret olduğunu ders kitaplarına yazarak Putin’in muhafazakâr karşı devrimi etrafında ders kitaplarını değiştirmektedir.


No Comment! Be the first one.